Kumlu

/Kumlu
Kumlu 2019-02-04T22:22:03+00:00

TARİH

 Amik ovasının merkezinde bulunan İlçemiz Amik Gölünün istilası altında çeşitli sazlıklarla kaplı bataklık bir yer iken, 1945 yılında iskân yeri olarak tahsis edilmiştir. ‘Camuzlar’ olarak tabir edilen dört beş ailenin bu topraklara gelip yerleşmesi ile Reyhanlı İlçesi’ne bağlı Killik köyü kurulmuştur. O dönemde nüfus başına 14 dönüm verilmesi üzerine çevre köylerden buraya göçler olmuş, 1947 yılında bataklıkların kurutulması ile göç hızlanmış, zamanla Killik Köyü civarın en büyük köyü haline gelmiştir.
        1956 yılında Hamam Köyü’nde bulunan nahiye ve jandarma teşkilatı Killik köyüne nakledilmiştir. 1965 yılında nüfusu 2000’in üzerine çıkmasıyla kasaba olan Killik Köyünde 1968 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. 1945 lerden bu yana halk arasında Kumul olarak anılan yerleşim yerinin adı ise belediye teşkilatının kurulmasıyla Kumlu olarak değiştirilmiştir.
        09.05.1990 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilen 20.05.1990 tarihli ve 20523 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 3644 sayılı Kanun ile Hatay İline bağlı KUMLU İLÇESİ kurulmuştur.
        09 Eylül 1991 tarihinde ilk Kaymakamın göreve başlamasıyla Hatay İlinin On birinci ilçesi olarak teşkilatlanmıştır.
NÜFUS
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının 2013 yılındaki verilerine göre, adrese dayalı nüfus sayımına göre ilçe nüfusu 13.241 olup, bu nüfusun 4.778 i (% 36,1) ilçe merkezinde, 8.463 çü (% 63,9) diğer mahallelerde yaşamaktadır.
S.N
MERKEZ/KÖY
TOPLAM
1
GÖKÇEOĞLU MAHALLESİ
1.998
2
FEVZİ ÇAKMAK MAHALLESİ
1.756
3
CUMHURİYET MAHALLESİ
1.024
4
AKKERPİÇ MAHALLESİ
953
5
AKKUYU MAHALLESİ
427
6
AKPINAR MAHALLESİ
1.339
7
AKTAŞ MAHALLESİ
1.429
8
BATIAYRANCI MAHALLESİ
754
9
DOĞUAYRANCI MAHALLESİ
532
10
HAMAM MAHALLESİ
184
11
HATAYHAMAMI MAHALLESİ
225
12
KALETEPE MAHALLESİ
384
13
KELİ MAHALLESİ
661
14
KIRCAOĞLU MAHALLESİ
601
15
MUHARREM MAHALLESİ
275
16
GÜLOVA MAHALLESİ
699
               GENEL TOPLAM
13.241

 

  İlçemizin ekonomik yapısına baktığımızda halkın % 85’inin çiftçilikle geçimini sağlamakta olduğunu görmekteyiz. Çiftçilerimizin en büyük gelir kaynağı tarım olup, hayvancılık çok yaygın değildir.
    İlçemiz yaklaşık yüzölçümü 223 hektardır. Ekilebilir tarım arazisi 147 hektardır. Sulanabilir tarım arazisi ise 130 hektardır. Tarım toprakları kumlu killi karakterde olup birinci sınıf tarım arazisi niteliğindedir.
       Son yıllarda zeytin ağacı yetiştiriciliği yaygınlaşmakta olup, tarıma elverişli olmayan dağlık, taşlık, engebeli ve sulama imkanı çok zor olan yerlerde yapılması ile atıl arazilerin değerlendirilmesi sağlanmaktadır. Şu an itibariyle ilçemizde 125.000 adet dikili zeytin ağacı bulunmaktadır.
      Hayvancılık fazla yaygın olmayıp, genel itibariyle merası olan mahallerde yapılmaktadır. Hayvanlara gerekli bakımın yapılmaması, otlakların yetersiz oluşu sebebiyle hayvanlardan optimal verim alınamamaktadır. İlçe genelinde yaklaşık 18.000 da mera alanı bulunmaktadır.
        İlçemizdeki tek banka T.C. Ziraat Bankası Kumlu Şubesidir.
        İlçemizde tarımsal amaçlı kurulmuş 2 kooperatif bulunmaktadır. Bunlar; Sulama ve Tarım Kredi Kooperatifleridir.
Bunların dışında S.S 144’nolu Kumlu Minibüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi de bulunmaktadır.
        İlçemizde kaynağı Hatayhamamı Mahalesinde bulunan ve Hamamat olarak bilinen kaplıcanın suyu İl Özel İdaresi tarafından taşınarak mülkiyeti kendisine ait Kırıkhan Reyhanlı yolu üzerinde 17.786 m²  alan üzerinde turizm hizmetlerine yönelik termal tesis kurulmuştur. 37 ºC şifalı su özelliği ile birçok hastalığın tedavisinde kullanılması sebebiyle ilk defa 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından termal tesis yaptırılmış ve yakın zamana kadar kullanılmıştır. Şu anda açık olan tesis özel şahıslar tarafından işletilmektedir.
COĞRAFİK YAPI
    İl Merkezine 40 Km. mesafede Amik Ovasının ortasında düzlük bir arazi üzerine kurulmuş bulunan Kumlu, Kuzeyinde Kırıkhan ilçesi, Batısında Antakya, Güneyinde Reyhanlı İlçesiyle çevrilmiş olup, Doğusunda 22 km’ lik Suriye Hududu olan bir sınır ilçesidir. Denizden ortalama yüksekliği 95 m olan Kumlu, iklim olarak Akdeniz iklimi özelliğini taşımaktadır.
        İlçenin yüzölçümü 223 Km2.dir.
KÜLTÜR-TURİZM
İlçemize Bağlı Hatayhamamı Mahallesinde bulunan ve Hamamat olarak bilinen Kaplıca Suyunun özellikleri aşağıda gösterilmiştir.
KAPLICA SUYU ve TERMAL ÖZELLİKLER
*Kaplıca termal suyumuzun sıcaklık derecesi 37 derecedir.
(Doktorların tavsiye ettiği kaplıca suyu sıcaklığı vücut ısı sıcaklığı olup 38 derecedir.)
*Kaplıca suyumuz yüksek kükürt oranına sahiptir. Kükürt vücudun hücrelerindeki faaliyetleri uyandırır. Bunun sonunda vücudun kuvvetini arttırarak zindelik ve gençlik iksiri sağlar.
*Deriye yapışan ve derinlere kadar nüfus eden kükürt derinin salgılama faaliyetini artırarak hücrelerin düzenlenmesine ve yenilenmesine yardımcı olur.
*Derideki sinir uçlarını eskite ederek refleks yolla ait olduğu hasta organın dokularında kan dolaşımını ve beslenme faaliyetini arttırmada faydalı olur.
*Kaplıca suyumuz göz hastalıkları tedavisinde de faydalı olur.
*Green Hamamat Kaplıcaları MG değeri ve kükürt oranı yüksek termal suyu dünyada sadece bir benzeri Hindistan’da bulunmaktadır. Aynı zamanda Roma döneminden beri Green Hamamat Kaplıcaları, Kudret Suyu- Kudret Hamamı-Gençlik İksiri Su olarak ün yapmıştır.
*Kaplıca suyumuz kesinlikle ısıtma-soğutma- arıtma gibi bir işleme tutulmayıp, kaynağından geldiği sunulmaktadır.
KAPLICA SUYUNUN FAYDALI OLDUĞU BAŞLICA RAHATSIZLIKLAR
*Ortopedik Rahatsızlıklar *Nörolojik Hastalıklar
*Boyun ve Bel Fıtığı *İdrar Yolu ve Kas Hastalıkları
*Astım ve Burun Boğaz Hastalıkları *Spor Yaralanmaları
*Kadın Hastalıkları *Deri Hastalıkları
*Kısırlık Sorunları *Migren
*Romatizmal Eklem Ağrıları *Eklem Kireçlenmesi
*Safra Kesesi ve Böbrek Taşı *Siyatik, Sivilce, Egzama Hastalıkları
*Felçli ve Yarı Felçli Hastalıklar *Üst Solunum Yolu Hastalıkları
*Deri ve Cilt Hastalıları *Kalp ve Damar Sertliği gibi bir çok hastalığa iyi geldiği bilinen bir gerçektir.
KAPLICA TEDAVİSİNİN UYGULAMA ŞEKİLLERİ
*Günde iki defa sıcak su banyosu yapılmalıdır. (Sabah – Akşam Uygulanmalıdır)
*Havuza girmeden önce duş alarak, derideki gözeneklerin açılması sağlanmalıdır.
*Vücudun suda bulunan faydalı mineralleri alma süresi 10 ile 15 dakikadır.
Bu sürede vücut doygunluğa ulaşır. Banyoda uzun süre kalmak vücuda fayda sağlamaz.
*Banyo sonrası biraz istirahat edilmeli, kuru elbiselerle biraz yürüyüş yapılmalıdır.
*Banyoya aç karnına girilmelidir.
*Tedavi sürecinde vücudun üşütülmemesine dikkat edilmelidir.
*Banyo sonrası ter kaybı ile oluşan sıvı ihtiyacı içme suyu, maden suyu veya ayranla karşılanmalıdır.
*4–5 banyodan sonra tedavide kaşınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Ancak bu durum bir süre sonra kendiliğinden yok olur.
KAPLICA SUYUNUN SICAKLIĞI
Kaplıca, banyo suyunun sıcaklık derecesi tedavide önemli faktörlerden biridir. Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut sıcaklığında yani 38 derecede olması gerekir. Ancak su ne kadar sıcaksa o kadar da faydalıdır inancı yanlıştır. Bu yanlış görüşten dolayı sıcak sularda haşlananlar pek çoktur. Suyun sıcaklığı 38–40 dereceyi geçmemelidir. Ayrıca alışkanlıklar vücudun yağ tabakası kalınlığı kan dolaşımını normal olup olmadığında kişinin sıcaklığa karşı göstereceği tepkiyi belirler.